Bağımsızlar Bal Gibi Seçilebilir!
Bağımsız sol adayı mı parlamentoda görmek istersiniz, yoksa sistem partilerinin aday listesinde orta sıranın altında yer alan bir adayı mı?
Ahmet İNSEL
Bağımsız adaylar seçim gündemine tüm ağırlığıyla girdi. Birçok bölgede seçmenler, sistem partilerinin kendilerine dayattıkları milletvekili adaylarına oy vermeye artık mecbur deÄŸiller. Birçok seçim çevresinde, özellikle demokrat, özgürlükçü seçmenlerin, sol sıfatını tekeline alarak, sol deÄŸerleri iÄŸfal edenlere kerhen oy verme gibi bir gerekçeleri olmayacak. Ve, "kimse beni temsil etmiyor" diyerek, sandığa gitmemenin ya da boÅŸ oy vermenin de gerekçesi kalmayacak. Elbette tüm Türkiye'de, bütün seçim çevrelerinde deÄŸil, ancak seçim sisteminin bağımsız bir adayın seçilmesini olanaklı kıldığı yerlerdeki demokrat seçmenlerin ellerinde böyle bir tarihi fırsat var. DiÄŸer seçim çevrelerindeki demokratlar ise bu olası tarihi baÅŸarının ortağı olacaklar. Birçok kez belirtildi ama tekrarlamakta yarar var. 12 Eylül rejimi, yüzde 10 gibi son derece ağır bir ulusal baraj yaratarak, sonuçta tek turlu bir çoÄŸunluk sistemini empoze etti. Sistem iki veya üç partinin Meclis'te temsil edilmesini öngörüyor. Barajı geçen partilerin kendilerine verilmeyen oyları gasp edip, boÅŸ kalan milletvekillerini aralarında paylaÅŸmalarını örgütlüyor. 2002 seçimlerinde, AKP ve CHP geçerli oy veren seçmenlerin yüzde 45'inin oylarını gasp etti. Ne iktidar partisi ne de muhalefet, dört buçuk yıl boyunca, seçim sisteminin deÄŸiÅŸtirilmesi yönünde en ufak bir giriÅŸimde bulunmadı. Bu baraj rantı koalisyonunu önümüzdeki seçimlerde büyük ihtimalle bağımsız adaylar bozacak. Baraj birçok yerden delindiÄŸi için iÅŸlevini kaybedecek.
Bunun yanında, siyasal rejimin otoriter özüyle uyumlu olan sistem partileri, yasaların ve seçim sisteminin de buna uygun olması sayesinde, milletvekillerinin seçmenler tarafından deÄŸil, parti liderleri tarafından seçilmesini artık bir kural haline dönüÅŸtürdüler. Özellikle çok sayıda milletvekili çıkarılan seçim bölgelerinde, seçmenlerin oy verdikleri partinin listesinde yer alan milletvekillerinin çoÄŸunun adını hayatlarında ilk kez duyduklarını biliyoruz. Seçildikten sonra bile bölgesindeki seçmen tarafından çoÄŸunun adı dahi bilinmiyor. Bunlar seçmenlerini deÄŸil, parti liderlerini temsil ediyorlar.
Buna karşılık, bağımsız adaylar, sistem partilerinin liderlerinin ne kendi yerel örgütlerinin üyelerine ne de seçmenlere verdikleri bir hakkı biz seçmenlere veriyor. Özellikle gerçekten bağımsız adaylar, o seçim çevresindeki seçmenlerin giriÅŸimiyle adaylıkları tescillenip desteklendiÄŸi için, 12 Eylül rejimiyle parlamenter sistemimizdeki cılız izleri de kazınan aÅŸağıdan yukarı bir demokratik temsil mekanizmasını iÅŸletiyorlar. Bu açıdan da demokrat, özgürlükçü ve her ÅŸeyden önce bağımsız adaylar diÄŸer adaylardan radikal biçimde farklılar. Bağımsız adaylar, seçim çevrelerinin büyüklüÄŸüne göre, 15'in üzerinde milletvekili çıkaran yerlerde geçerli oyların yüzde 3,5 veya yüzde 5'ini alarak seçilebilecekler. Dolayısıyla birçok yerde demokrat, sol bağımsız adayların makul, hatta yer yer yüksek oranda seçilme ÅŸansı var. Bu durumda, bu bağımsız adaylara verilecek oylar, hem boÅŸa gitmemiÅŸ olacak, hem de sistem partilerinden birine verilmiÅŸ oydan çok daha büyük bir ağırlık taşıyacak.
Bu son konu etrafında özellikle durmakta yarar var. Bir seçim çevresinde bağımsız bir adayın seçilmesi, barajı geçen ve bu nedenle barajı geçemeyen partilere verilen oyları gasp eden partilerden birinin milletvekilinin yerini alacak. Bunlar, genellikle parti aday listelerinin ortasında, hatta ortanın altında yer alan bir milletvekili olacak. Parti liderinin, seçilme ÅŸansı olmayan veya çok az olan sıraya yerleÅŸtirdiÄŸi bir aday olacak bu. Seçilecek bağımsız aday iÅŸte bu milletvekili adayının yerini alacak. Bunun hangi partiden olacağını kestirmek ise, yüzde 10 barajının yarattığı lotarya sistemi nedeniyle mümkün deÄŸil.
Barajı iki parti geçerse farklı, beÅŸ parti geçerse bu lotarya farklı iÅŸleyecek.
Önümüzdeki seçimlerde sadece AKP ve CHP barajı geçerlerse, bağımsız aday bu iki partiden birinin sonuncu seçilen milletvekilinin yerine parlamentoya girecek. ÖrneÄŸin 2002 seçimlerinde İstanbul 2. seçim bölgesinden AKP 13, CHP 8 milletvekili çıkarmıştı. Aynı durum bu seçimlerde tekrarlansa, bu seçim çevresinde AKP listesindeki 13. sıradaki veya CHP listesindeki 8. sıradaki milletvekili adayının yerine, Baskın Oran parlamentoya gidecek. Küçük bir hatırlatma: DiÄŸer tüm partilerin barajı aÅŸamaması nedeniyle, 2002'de bu seçim çevresinde, 40 bin oyla milletvekili seçilmiÅŸti.
Aynı ÅŸey, 25 milletvekili çıkaran İstanbul 1. seçim çevresinde bağımsız aday Ufuk Uras için geçerli. Bugün partilerin bu seçim çevrelerindeki aday listelerine bu gözle bakıp ortalarda duran bir adayın isminin karşısına Baskın Oran'ı veya Ufuk Uras'ı koyduÄŸumuzda, bağımsız sol adayın özgül ağırlığının ne demek olduÄŸunu çarpıcı biçimde görebiliyoruz.
Bu karşılaÅŸtırmayı bağımsız sol adayların girdiÄŸi diÄŸer birkaç seçim bölgesi için de yapmak, bir tek bağımsız sol milletvekilinin meclisteki ağırlığının sistem partilerinin onlarca milletvekiline denk geleceÄŸini açık biçimde gösteriyor. Üstelik bu bir deÄŸil, birden çok ses de olabilir. Bağımsız demokrat özgürlükçü seslerin parlamentoda çınlaması, 12 Eylül rejiminin rutinini bozacak. Bunun önemini küçümsemek sorumsuzluk deÄŸil midir?
Bugün bağımsız sol adayların ağırlığını, "Meclis'te tek ses ne iÅŸe yarayacak?" veya "oyum gene de boÅŸa gidecek" diyerek hafife almak, 12 Eylül rejimine ve sistem partilerine teslim olmak demektir. Bu kez 12 Eylül rejiminin bize empoze ettiÄŸi temsil tekelinden kurtulmamız, demokrasiyi aÅŸağıdan yukarı doÄŸru çalıştırmamız mümkün. İçinizde hâlâ bir ÅŸüphe varsa, bir kez daha tavsiye ederim. "Baskın Oran'ı mı, Ufuk Uras'ı mı veya diÄŸer seçim bölgelerindeki bir bağımsız sol adayı mı parlamentoda görmek isterim, yoksa sistem partilerinin aday listesinde orta sıranın altında yer alan bir adayı mı?" sorusunu kendinize sorarak, bölgenizin aday listesine bir bakın. İsimleri bir karşılaÅŸtırın. Seçim günü yapacağınız tercih kendiliÄŸinden ve tüm berraklığıyla ortaya çıkacaktır.
AHMET İNSEL
Kaynak: AleviHaber.org



