Beastie Boys were Legendary

Konser öncesinde "it's gonna be legen…" diyordum, mix master mike'yi beklerken "..wait for it…", konser sonrasında da gönül rahatlığıyla "…dary" diyebildim. Uncle Barney olsa, sanırım o da aynı şeyi söylerdi. Aylardır beklediğim ama yine aylardır bileti alma konusunda çok düşük bir isteklilik gösterdiğim Beastie Boys konseri hakkında gecikmiş de olsa, bir şeyler yazmamamın fena olmayacağını düşündüm.
Konsere günler kala elimde bilet olmamasının ötesinde, kendimde bilet almak için yeterli istek ve iradeyi bulamamıştım. Neyse ki çeşitli çabaların ardından vizeyi elime geçirebildikten ve konser için uygun organizasyonu yoğun bir telefon trafiğiyle sağladıkdıktan sonra Park Orman'a doğru yola koyulduk. Sıcaklık mükemmel, gökyüzü apaçık, yıldızlar üzerimizde iken, artık diğer yıldızların sahneye çıkmasını beklemekten başka yapacak bir şeyimiz yoktu. Arada sahte bir 20'liği bira gişesine kakalamak gibi bir derdim vardı, sağolsun Kerem bu noktada devreye girdi. Aslında Park Orman'a girerken, sahte paradan daha önemli bir sorunumuz vardı. Kerem'in fotoğraf makinasını içeri sokmamız gerekiyordu. Makina amatör olmadığı için biraz sorun yaşasak da, görevli kıza durumu anlatırken yaptığımız laf cambazlığı ve kızın dünya iyisi ve güzeli olması sorunu aşmamıza yetti.
Saat 10'u geçtikten sonra artık MixMaster'in introsunu beklemeye başladım. Beklentimin aksine, grup hep birlikte sahneye çıktı ve lak diye girdile. Çok da güzel oldu hani. Grubun yeni albümü olan Mix-Up için Fredo(Alfredo Ortiz) ve Money Mark (Mark Ramos Nishita) da perküsyon ve klavyede önemli katkı yaptıkları için onları da sahnede görmek oldukça sevindiriciydi. Bu arada belirtmeliyim ki Mix-Up albümü gerçekten mükemmel bir albüm olmuş. Konserde de tabii ki bu yeni şarkılardan aralara sıkıştırdılar. Aralara sıkıştırdılar diyorum çünkü kesinlike albüm tanıtım konseri şeklinde anılabilmesi mümkün değil. Bir çok ağır topun yanında, yanlış hatırlamıyorsam, sadece 5-6 tane yeni şarkı çalmışladır ki hazırladıkları setlistin de mükemmeliğinden ötürü yeni albümün ensturmantal şarkıları hiç bir şekilde havayı bozmadı. Performanslarının ilk yarısı bu eski-yeni karışımıyla geçtikten sonra Adrock klasik "ilk defa istanbuldayız, çok güzel bir hava" vs tribi çektiği sözlerini "madem ilk defa geldik, hadi o zaman neyimiz var neyimiz yoksa hepsini dökelim" şeklinde bitirince içimden bir "işte bu" çektim. O andan itibaren çaldıkları parçalar ve enerjileriyle bu konseri bence Türkiyede verilmiş en iyi bir kaç konserden biri yaptılar. Açıkta hiç bir şey bırakmadılar. Gerçekten neleri varsa yoksa ortaya atmışlardı. Brass Monkey sırasında bir çok kişi kendinden geçmişti.
Tek bir bis yaptılar. Birilerinin hoşuna gitmemiştir. Onlar adamların kaç tane şarkı çaldığını ya da ne çaldığını umursamamıştır. Zannetmiyorum doyamayan çıktığını. Bis'e ilk başta MixMaster Mike çıktı. İnanılmaz bir intro mu desem yoksa tek başına bir şov mu desem bilemedim, ama Intergallactic'e geçişini hayatım boyunca unutamam. Tripple trouble'a yaptığı geçiş de inanılmazdı, hakkını yemeyelim. Son şarkılarını George W. Bush'a armağan etmeleri de ayrı bir güzellikti. Çünkü şarkı Sabotage idi. Sabatoge'in ardından başka ne istenebilirdi ki?
Benim için tek kelimeyle efsanevi bir konserdi. Ses kısıktı belki. Bir çok kişi şikayet etmekte haklı ancak dinlemeyi çok isteyen sahneye yaklaşabilirdi. Ben de öyle yapmıştım. O yüzden en ufak bir sorun çekmedim. Enstrumantal açıdan ne kadar iyi olduklarını gösterirken, canlı performanslarıyla dünyadaki en eğlenceli topluluklardan biri oldukları gerçeğini hepimizi iliklerine işledi bu adamlar. Ertesi sabah 10'da bütünlemem vardı ama çok yorulmuştum ve aldığım alkolün etkisiyle kafam da fena değildi. Hiç de çalışmamıştım. Ama ne önemi var? Beastie Boys benim şehrime gelmişti, kaçıramazdım. Mike D, AdRock, MCA, MixMaster Mike, Money Mark ve Fredo… Hepsine teşekkür ediyorum.
O anın heyecenı çalan şarkıların tamamını aklımda tutmama engel olsa da Last.fm'deki bir günlük/güncede karşılaştığım setlisti sizlere de aktarayım:
Gratitude
Tough Guy
B For My Name
Live at PJ's
Root Down
Super Disco Breakin'
Sure Shot
Remote Control
Egg Raid
The Gala Event
Flute Loop
Pass The Mic
Brass Monkey
Triple Trouble
Shambala
Lighten Up
14th Street Break
Heart Attack Man
The Maestro
Body Movin
Check It Out
No Sleep Till Brooklyn
3 MC's and 1 DJ
So What'cha Want
Intergalactic
Time For Living
Sabotage
Not: Fotoğraflar için büyük fotoğrafçı Kerem'e (@ flickr) ve Pentax K10'a teşekkür ederiz :] Elimizde daha çok resim var, ilgilenenler irtibata geçebilir.


