Interpol :: Our Love To Admire
Sanırım 5 veya 6 sene önceydi. Interpol'u NYC (New York Cares) ile tanıştım. Henüz Turn on the Bright Lights diye bir ÅŸey ortalarda yokken, sadece ÅŸarkının giriÅŸi bile Interpol adlı grubun ortalığı dağıtacak bir ÅŸeyler yapacağını hissetirebiliyordu. Daha sonra ilk albüm çıktı. PDA ve Obstacle 1 gibi ÅŸarkılar grubu mainstream'e taşımaya yetti de arttı bile. Post-Punk'ın bayraktarlığının kendilerine verilmesinin yanında, grup benzer gruplara takip edilmesi gereken lokomotif olarak gösterilmekteydi. Paul Banks'in Joy Division'ın Ian Curtis'ine benzetilen vokallerinin yanında, atmosferik ve kimi zaman bulanık ve karanlık gitarlar, o yılların vasatlık modası içerisinde Interpol'ü birkaç adım öteye taşıdı. Fakat albüm bütünüyle bakıldığında, oldukça farklı, anlaşılması ve sindirilmesi zor ÅŸarkılar barındırdığı söylenebilir. Stella Was A Diver, The New ve Leif Erickson gibi ÅŸarkılar ilk baÅŸta zorlasa da, daha sonra insanı büyüleyen ÅŸarkılardır. Discman'lerde veya walkmanlerde günlerce, hatta haftalarca dönen kasetler vardır. Hiç çıkmaz. Bazı ÅŸarkılar arka arkaya onlarca defa dinlenilir o anlarda. Interpol de 2002 yılında böyle bir albüm yaratmıştı benim için.
Böyle bir hissiyat oluÅŸtuktan 2 yıl sonra grubun ikinci albümü olan Antics'in çıkacağını duyduÄŸumda oldukça heyecanlanmış, hatta amazon.com'dan ön sipariÅŸ vermeyi düÅŸünmüÅŸ olmamla birlikte internete sızmış bir iki ÅŸarkıyı duyduÄŸum anda bir eksiklik hissetmiÅŸtim. İlk albümdeki Interpol'e pek benzemiyordu. Dahası, benim pek hoÅŸuma gitmemiÅŸti. Vokallerin daha eski bulanıklığının kalmadığı ve daha temiz olduÄŸu Antics albümündeki hemen hemen hiçbir ÅŸarkı beni tatmin edemedi. Grup her geçen gün MTV'nin gözdesi ve kuklası haline gelirken, ilk albümün yanından geçemeyecek olan bana göre vasat ÅŸarkıların çok fazla popüler olması gruptan soÄŸumama neden oldu. Interpol'ün dörtlüsü müziklerinden çok giyim-kuÅŸam ve saçlarıyla ilgilendikleri yönünde eleÅŸtirlere maruz kalıyordu.
Aradan 3 sene geçti. Birkaç ay önce üçüncü albüm çalışmalarının büyük bir kısmının tamamlandığını öÄŸrendiÄŸimde duruma ilgisiz kalamadım. Turn on the Bright Lights hayranlığı bu albüme de büyük beklentilerle yaklaÅŸmama neden oluyordu. İlk önce birkaç sahte kayıt düÅŸtü internete. Mayıs ayı itibariyle de Our Love To Admire albümünden ilk single Heinrich Maneuver yayınlandı. Åžarkı gayet güzel duruyordu ama tek başına bana çok fazla ÅŸey ifade edemedi. Yanında dinleyecek baÅŸka Interpol ÅŸarkısı bulamadığım için biraz yalın kaldı sanırım.
Bugün itibariyle albümün tamamını edinmiÅŸ durumdayım. İlk olarak söyleyebileceÄŸim ÅŸey, albümün Antics'ten daha iyi olduÄŸudur. Antics'te vokaller biraz iç gıcıklıyordu. Our Love to Admire'de prodüksiyon açısından daha doÄŸru ayarların kullanıldığı ortada. Açılış parçası Pioneer to the Falls oldukça saÄŸlam. "Oh no, you try. You fly straight into my heart. Girl, I know you try…" bölümü ve sonrasında gelen pasaj tipik ve sevdiÄŸim Interpol özelliÄŸine sonuna kadar sahip. Hemen ardınan gelen No I in Threesome yumuÅŸak bir melodiyle gayet sert bir ÅŸeyi anlatan, daha doÄŸrusu arzulayan bir ÅŸarkı olmuÅŸ. Scale ise bir an için güçlü bir melodiye sahip gözüküp, insanı yanıltabiliyor. Çok fazla bir ÅŸey anlattığını söyleyemeyeceÄŸim.
Albümün dördüncü ÅŸarkısı ise olayları biraz deÄŸiÅŸtirmeye baÅŸlıyor. Heinrich Maneuver ile baÅŸlayan bir dörtlü var ki öyle böyle deÄŸil. Heinrich Maneuver'in güzelliÄŸini bu dörtlüyle anlamak çok daha kolay. Paul Banks'in duygusal hoÅŸnutsuzluÄŸunun oldukça açık bir ÅŸekilde vurgulandığı bir ayrılık ÅŸarkısı olan Heinrich Maneuver, sonraki üç ÅŸarkıyla hem melodi hem de ritim açısından mükemmel bir uyum oluÅŸturuyor. Mammoth, Banks'in yumuÅŸak giriÅŸinin ardından, Heinrich Maneuver'deki yalnızlıktan kurtulma arzusunu ÅŸiddetle dile getiriyor. Bu dörtlünün son iki ÅŸarkısı olan Pace is the Trick ve All Fired Up da oldukça iyi parçalar. Interpol'ün Antics albümü ile birlikte daha belirgin ve daha net duyulan perküsyon kullanımı, bu albümde ve özellik son saydığım dört ÅŸarkıda daha iyi bir seviyeye gelmiÅŸ.
New York'lu dörtlünün bu albümle hem prodüksiyon hem de ÅŸarkı yazımı konusunda eski albümlerinden daha farklı bir yol izledikleri aÅŸikar. Bence oldukça iyi de etmiÅŸler. Bir röportaj sırasında, grup üyelerinden Daniel Kessler önceki iki albümde ÅŸarkıları davul, bas, iki gitar ve vokal ile klasik bir biçimde oluÅŸturduklarını, daha sonra üzerilerine klavyeyi son dokunuÅŸ olarak eklediklerini, fakat bu son albümde ÅŸarkıların demolarını sequencer ve klavye üzerine oluÅŸturup, daha sonra diÄŸer enstrumanları girdiklerinden bahsetmiÅŸ. Albümün daha bir orkestral ve atmosferik olmasının nedeni, klavyenin ÅŸarkılara en derin noktadan girmesiyle alakalı olmasından kaynaklanıyor. Bunun için de en iyi referans noktası sanırım, albümün kapanış ÅŸarkısı olan harika Lighthouse olacaktır.
Sonuç olarak, benim albüme bakışım gayet olumlu. Turn on the Bright Lights arayanlar aradıklarını bulamayabilirler fakat kendini iyi yönde geliÅŸtirme gayreti içinde bir Interpol bulacaklarından eminim. Antics hayranları ise bu albümü her halükarda sevecektir: Daha iyi bir albüm neden sevilmesin ki? Sanırım tek bir konu dışında herÅŸey oldukça iyi gözüküyor; Interpol MTV ile sıkı bağını korumakta kararlı. Birçok promo vs. MTV üzerinden gerçekleÅŸtiriliyor. Bu benim tadımı kaçıran tek konu.
mammoth.mp3
who do you think.mp3



