Archive for August, 2007

August 11th, 2007

agnostik masallar silsilesi volume II

Kategorisi Diğer Yazar: Gökhan

yürümeye başlayalı mevsimler oldu. ben yazı yakalamaya çalışırken kış beni yakaladı. bu memleketin sorunları granitlerle kaplandı. deforme olmus devlet deliğine titreşimli dubai towers uygun goruldu. gokten üç hurel dustu; biri bana, biri sana. yıllar yıllar onceydi evladım. "dünya daha öylesine çiçegi burnundaydı ki birçok seyin adı yoktu ve onlardan bahsederken parmakla göstermek gerekiyordu." uc sayısı sadece uc demekti ve kimse ucuncu hureli sormazdı. zaten o zaman daha iki kişiydiler. herneyse, bu baska bir oykudur ve baska zaman anlatılmadır. işte o zamanlar icinde, kambur dedenin uyaksız masalında bizler birer kahraman idik. uçamaz , kaçamaz, tuttugunu yapamaz idik. hikayeler icinde anlatılanın peşinden koşar, cogu zaman tek bir cumlede unutulup, masal sonunda etraftaki kalabalıktan biri olurduk. işimiz bitince de ajans dinlemeye figuranlar kahvesine otururduk. bilmezsin kuzum, neler çektik. ama simdiki zaman boyle değil. ornegin bizim zamanımızda fiilerin daha az cekim halleri vardı. miş'li geçmiş zaman yoktu, ki masallar simdiki zamandı. gelecek cok uzaktaydı. bizse uzaga cok uzak. anlıyorum, sıkıldın. masal beklersin değil mi sevgilim? benden duymak istersin. yaklaş fısıldayayım kulagına. masallar yalan olur, yalanlar hayat. anladın.

August 6th, 2007

agnostik masallar silsilesi volume I

Kategorisi Diğer Yazar: Gökhan

gecen gun umraniye wal-mart'dan aldıgim endorfinin icinden hıyar cıktı. sanırım yeni yontem bir tarafımıza sokmak. ben de sinirlendim, dogruca kasiyer tecep rayyip erdogana yoneldim. bir elimde kol kadar hıyar, diger elimde IMF'den kesilmiş fiş ile sıradaki afrikalıları bir sağa bir sola atarak kasaya ulaştım. bu ne bre adam, dedim. bönbön baktı suratıma. iyice sinirlendim, carptım otomatik kapıyı, çıktım dışarı. biraz egzos gazı biraz da ultraviole ışınlar iyi geldi bünyeye. e yaz gelmiş tabi memlekete, lucifer sagolsun. zaman bu zamandır, dogruca tatile, dedim icimden. ayagımda tropik tuvalet terliği, kıçımda slip mayo ve belimde şambrelle, fifth avenue duraginda ikarusları beklemeye başladım. bekledim. bekledim. baktım gelmeyecekler ben de yurumeye basladım…

 

 

Yayımlanma tarihi 25 Agustos 2005 

August 6th, 2007

Pazar günlerine ithafen

Kategorisi Müzik, Yaşam Yazar: Gökhan

Pazar gunleri konusunda sıkıntım var. Halbuki ertesi gun ne iş, ne de ders var. Şu son cumleyi yazarken farkettim ki, işte sıkıntı burada. Boşlukta olmakta. Pazartesinin de pazardan farkının olmayacagini bilmekte sanirim. 

 Pazar sabahi kurulu saat ile uyanmak da bir garip aslında. Belki de sorun oradaydı.

Neyse bu oykunun arkası gelmeyecek.
Belki sıkıntıyı 'donovan' ile daha da sıkmak lazım.

donovan
Donovan – Mellow Yellow
Donovan – Young Girl Blues 
Donovan – Sand and Foam

August 2nd, 2007

Arap kızı

Kategorisi Diğer Yazar: Gökhan

istanbul'a yagmur yagiyor. her yere birden degil ama. bir bulut bolge bolge dolasiyor. belediye mi yolladi dersiniz?! bilemem. çot diye bir sesin ardından geldi yagmur. tabi once buyuk bir aydınlık. sonra ses. sonra yagmur. ilk damlalar buyuk. dolmus artık. ne zamandır yoktu ortalıkta. insanlar kıvranıyordu. barajlar bosaldi! kuraklık var! susuz kalacagız! tasarruf yapalım! olecegiz! eee. simdi bitti mi? yarın haberlerde gorebiliriz. efendim dun geceki yagmurla bilmemne barajı yuzde şu kadar arttı, şu muddet susuz kalmayacagiz. tasarrufa devam edelim. 

 cok da skimde.

 ben onceden nasıl yasıyorsam aynen oyle devam ediyorum. ah-a homurtular duyuyorum; tasarrufsuz asi genc. hanfendi, o barajı ben mi ictim?! ben onceden nasıldım bilmiyorsunuz ki simdi nasıl yasadigimi dusleyebilesiniz. o salak tasarruf reklamında bile adam dis macununu ıslatmak icin şoooooooooooor diye muslugu acıyor ve sonra 'tasarruf yaparak' muslugu kapatıyor. ne bu simdi? gel anlat bana. 

 neyse konumuz bu degil. konumuz yagmur. o da durdu zaten. bu kadarmış.

 

 

 

 

…arap kızı camdan bakıyor.