Archive for December, 2007

December 17th, 2007

İroni Yapıyım Derken Bir Tarafını İncitmemesi Gereken Grup…

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

… the Jesus and Mary Chain olsa gerek.

İlk duyulduğu an, JAMC'nin yeniden bir araya geldiği haberine sevinmemek elde değildi. Onların Darklands ve Psychocandy albümleriydi her dinlediğimde beni benden alan. About You ile, Some Candy Talking ile, You Trip Me Up ile sevdim bu grubu. Gerçekten de sevindim bu habere. Üstelik birkaç ay önce, JAMC'nin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan mutluluk daha nasıl pekişir diye sorulacak bir soruya verilecek belki de tek yanıt da "bak şu işe" dedirtecek türden gerçeğe dönüştü: Kevin Shields, My Bloody Valentine'nin de tekrar bir araya geldiğini ve çoğu Loveless ertesinde Bilinda ile üzerinde çalıştıkları ama yarım kalmış şarkılardan oluşan yeni bir albümün hazırlıklarını yaptıklarını dile getirmişti. Yani bir de Slowdive gelse yeniden, bunlar kesin aralarında anlaşmış derdim.

Kevin Shields'in bir röportajda anlattıklarına göre, yeni My Bloody Valentine albümünün hemen hemen 3/4'ü zaten hazır gibiymiş. Dediğim gibi, bu 3/4'lük kısım grubun dağılmadan önce üzerinde çalıştığı şarkılardan oluşuyor. Bu yüzden olsa gerek, Kevin Shield de bu albümün tipik bir MBV "sound"una sahip olacağını söyledi. Sürprize yer vermemiş gibi oldu fakat eminim hemen hemen kimse onlardan da farklı veya alakasız bir şey beklemez ve istemezdi. Shields, "İnsan ne ise, o'dur. Bu varsa içimizde, bunu yaparız. Başka bir şey olmaya çalışmaya gerek yok." diyerek de bu sebep-sonuç ilişkisini anlatıyor. Yine de şarkıları dinlemeden çok fazla yorum yapmaya gerek yok.

Gel gelelim, the Jesus and Mary Chain yeni albümde yer alacak yeni şarkılardan ilkini çoktan bizlere sundu bile. Late Show With David Letterman'da çaldıkları All Things Must Pass adlı bu şarkıyı dinledikten sonra yazının başında bahsettiğim, sahip olduğum mutluluk biraz hasar aldı gibi. Birincisi, şarkı gerçekten de sıradan. JAMC değil de, ucuz bira içilen bir yerde çalan, 40'lı yaşlarında, sürekli blues falan dinleyen bayık adamların bayık rock şarkısı gibi duruyor. Çok mu abartıyorsun Barış diye de sordum kendime. Abartmıyormuş gibi hissediyorum. İkincisi, All Things Must Pass diyerek ne demeye çalıştıkları da ayrı bir konu. Şarkının ismiyle ortaya çıkan ironi görmezden gelinemez. Kötü bir şarkıyla da karşı karşıya kalınca, değişim denen şeyin zaman zaman nasıl da yersiz ve başarısız olacağını hatırladım. Tamam, tek bir şarkı dinledim sadece, bir araya geldikten sonra verdikleri konserlerinde de eski şarkılarını söylemişler, insanları coşturmuşlar. vs vs. Ama benim içime bir kurt düştü. Bir tarafta yıllar geçse de "evet, bildiğiniz, aynı şeyleri yapıcaz" diyen bir Kevin Shields, diğer tarafta All Things Must Pass diyen bir Jesus and Mary Chain. Hadi bakalım. Beklemekten başka çare yok.

The Jesus And Mary Chain – All Things Must Pass
The Jesus And Mary Chain – Some Candy Talking

Bunları dinleyen bunu da dinledi: Richard Hawley – Some Candy Talking.mp3 

 

December 14th, 2007

Yours Truly… Jens Lekman

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

Daha önce de yazmıştım, bakalım daha anlamlı olacak mı? Link

YouTube Preview Image

Ayrıca şöyle bir video daha var. Link Daha sakin ve uzun bir anlatımla. Ama ilki daha çok hoşuma gitti. 

December 14th, 2007

SM!!! Baltimore… Real Emotional Trash!

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

the jicks
Çok sevdilesi ama herkesin sevmemesi gereken Stephen Malkmus'un dördüncü albümünün hazırlıklarının sürdüğünü biliyorduk ya da bilmiyorduk?!*$#. Albümün bittiğini biliyor muyduk? Hayır ise artık biliyoruz. Adı Real Emotional Trash. Kalan %33,4'ünü de bitirmişler! Hatta ve hatta Matador Records, blog sayfasına bu albümden Baltimore adlı şarkıyı da postalamış. Taze taze dinledim, bayağı bir sevdim. Bu albümün bir başka özelliği de, süper Quasi ikilisinden Janet Weiss(resimdeki önde duran kısa boylu şahıs)'in da the Jicks'e katılmış olması. Davul manyağı bir kadın bu.

SM, gel bu diyarlara tekrar. İsveç'e gideceksen, buraya da gel. Sonra birileri canımızı sıkmasın şöyleydi, böyleydi diyerekten…

BALTIMORE 

 

…When considering the city of Baltimore, we often think of Edgar Allen Poe, Ray Lewis, Bayliss & Pembleton, Boog Powell, Art Donovan, John Waters, “The Wire” or perhaps the fantastic Randy Newman song, “Baltimore”.

With full respect to all of the above, going forward, we might think of the fantastic new song by Stephen Malkmus & The Jicks, also entitled, “Baltimore”

stephen malkmus.com
matador records.com

December 14th, 2007

Toothpaste Kisses ve Günün Yorumu

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

the bandTek bir şarkı üzerine konuşmayı çok fazla sevmem. En azından tek bir şarkı üzerine konuşacak çok şey bulamam. Daha önce de böyle tek bir şarkıdan bahsettiysem, yazıyı çok uzun tutmamışımdır. En azından Güneri Civaoğlu'nun akşam haberlerinin sonunda yayınlanan günün yorumu kıvamındaki, yıllarca akşam yemeği için sofraya oturduğumuz ana denk gelen -babam işten geç gelirdi, geç yerdik- o dakikalarda sarfettiği kelimelerden daha fazlasını sarfetmemişimdir. Zaten şu an da, şarkı üzerine çok fazla şeyden bahsetmeyeceğim için Güneri amca gibi cümlelerimi/satırlarımı sakız gibi, boş boş uzattığımı farkettim. Elime bir dolma kalem alayım da, tam olsun.

Günün şarkısı bir iki yıldır NME ve MTV2 tarafından gazlanan da gazlanan, the Maccabees adlı İngiliz arkadaşlardan geldi. Toothpaste Kisses şarkısını şöyle bir kenara koyayım şimdilik. 2 yıl önce bir single yapmışlar, sonra bir single daha. Indie Bindi kıvamında takılıyorlar. En azından web sayfaları böyle duruyor. Hafiften Bloc Party edası… Geçen sene Bloc Party ile birlikte bir turne, vs. vs… John Peel baba zamanında Bloc Party için session yapmıştı. Gerçekten de haketmişlerdi. O zaman gerçekten az da olsa değişik bir hava ve enerji (çok boktan bir laf oldu, evet) taşıyorlardı. İnsan meraklanıp, bu da nedir diyerek dinlediği o ilk albümün güzelliğini, bu elemanların daha sonra nasıl bittiğini, yozlaştığını görünce hatırlamakta güçlük çekiyor. The Maccabees de bu yıl çıkan ilk albümleri Colour It In ile benim için oldukça sıkıcı bir müzik icra etmiş diyebilirim. Bloc Party'nin "güzeldi" diyebildiğimiz anlarının çakması olmuş. Hatta biraz da hafifi. O müziği yumuşatınca yumoş ayısı kadar bile tatlı olmaz zaten. Fakat, gel gelelim albümün kapanış şarkısına. Albümü açıp, bir daha dinleyeceğimi sanmıyorum ama bu albümü kapatan, toothpaste kisses adlı şarkı benim the maccabees'e yaptığım eleştirileri bir noktada tutmayı başarıyor. Açıkçası bu şarkı zaten onların dinlediğim ilk şarkısıydı. Dedim, bir Kuşçu* daha bulduk. Bir kibrit yakarak başlıyor bu güzel şarkı. Swing-jazz edasındaki nefis vokal girmeden biraz önce de solist tarafından üflenerek söndürülüyor. Daha başka bir şey de söylemeyeyim, siz dinleyin, karar verin. Şimdi bu adamlar bu şarkıyı yapıyorlar, yapabiliyorlar. Utanmıyorlar mı bu şarkıya hazırlık olarak 12 tane dandik şarkıyı öne koymaya?

the maccabees – toothpaste kisses.mp3 

* Kuşçu: Andrew Bird

the maccabess.co.uk
polydor records.co.uk
bu yazının üzerine ne iyi gider? tabii ki noonday underground'dan london gider. her zaman gider. her türlü gider.
noonday underground – london.mp3 
 
hoop güneri

 

December 12th, 2007

Devil & Casey Jones Ri-işu

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

dacjDevil & Casey Jones'tan ve ne kadar hızlı olduklarından daha önce bahsetmiştim. [Bakınız] 24 saatte sıfırdan yarattıkları, kaydettikleri albümlerinin üzerine çok kısa süre içerisinde 3 albüm daha ekleyerek nereye varmaya çalıştıkları bilinmez ama beni şaşırtmaya devam ettikleri bir gerçek. Geçtiğimiz günlerde de "Devil & Casey Jones vs. the 24 hour album"deki şarkıların bazılarını alıp yeniden şekillendirmişler. Ee, 1 günde oluşturmanın verdiği bazı prematüre kısımları daha bir "full-band" kıvamına soktuklarını gördüm. Dalga geçiyorlar sanırım: Piyasada o kadar boktan şey tutuyor, satıyor, insanlar tarafından beğeniliyor ve dinleniyor ki, 24 saatte daha iyisini yaparız, sonra bunu da elden geçirip, orada burada "indie rock" şeklinde taglanacak kral bir albüm çıkarırız demişler bu "A Year In The Thug Jug With" albümüyle. Benim ilk duyduğum şarkıları olan Bass vs Treble şarkısında ufacık vokal değişiklikleriyle şarkıyı çok daha kaygan, adamı alıp götüren bir şey çıkarmışlar. Bu şarkıyı buradan dinleyebilin diye html kasayım biraz, ama albümün tamamını Last.fm'den dinleyebilirsiniz.

bass vs. treble.mp3
bowler hat vs. handlebar moustache.mp3