December 14th, 2007

Toothpaste Kisses ve Günün Yorumu

Kategorisi Müzik Yazar: Barış

the bandTek bir şarkı üzerine konuşmayı çok fazla sevmem. En azından tek bir şarkı üzerine konuşacak çok şey bulamam. Daha önce de böyle tek bir şarkıdan bahsettiysem, yazıyı çok uzun tutmamışımdır. En azından Güneri Civaoğlu'nun akşam haberlerinin sonunda yayınlanan günün yorumu kıvamındaki, yıllarca akşam yemeği için sofraya oturduğumuz ana denk gelen -babam işten geç gelirdi, geç yerdik- o dakikalarda sarfettiği kelimelerden daha fazlasını sarfetmemişimdir. Zaten şu an da, şarkı üzerine çok fazla şeyden bahsetmeyeceğim için Güneri amca gibi cümlelerimi/satırlarımı sakız gibi, boş boş uzattığımı farkettim. Elime bir dolma kalem alayım da, tam olsun.

Günün şarkısı bir iki yıldır NME ve MTV2 tarafından gazlanan da gazlanan, the Maccabees adlı İngiliz arkadaşlardan geldi. Toothpaste Kisses şarkısını şöyle bir kenara koyayım şimdilik. 2 yıl önce bir single yapmışlar, sonra bir single daha. Indie Bindi kıvamında takılıyorlar. En azından web sayfaları böyle duruyor. Hafiften Bloc Party edası… Geçen sene Bloc Party ile birlikte bir turne, vs. vs… John Peel baba zamanında Bloc Party için session yapmıştı. Gerçekten de haketmişlerdi. O zaman gerçekten az da olsa değişik bir hava ve enerji (çok boktan bir laf oldu, evet) taşıyorlardı. İnsan meraklanıp, bu da nedir diyerek dinlediği o ilk albümün güzelliğini, bu elemanların daha sonra nasıl bittiğini, yozlaştığını görünce hatırlamakta güçlük çekiyor. The Maccabees de bu yıl çıkan ilk albümleri Colour It In ile benim için oldukça sıkıcı bir müzik icra etmiş diyebilirim. Bloc Party'nin "güzeldi" diyebildiğimiz anlarının çakması olmuş. Hatta biraz da hafifi. O müziği yumuşatınca yumoş ayısı kadar bile tatlı olmaz zaten. Fakat, gel gelelim albümün kapanış şarkısına. Albümü açıp, bir daha dinleyeceğimi sanmıyorum ama bu albümü kapatan, toothpaste kisses adlı şarkı benim the maccabees'e yaptığım eleştirileri bir noktada tutmayı başarıyor. Açıkçası bu şarkı zaten onların dinlediğim ilk şarkısıydı. Dedim, bir Kuşçu* daha bulduk. Bir kibrit yakarak başlıyor bu güzel şarkı. Swing-jazz edasındaki nefis vokal girmeden biraz önce de solist tarafından üflenerek söndürülüyor. Daha başka bir şey de söylemeyeyim, siz dinleyin, karar verin. Şimdi bu adamlar bu şarkıyı yapıyorlar, yapabiliyorlar. Utanmıyorlar mı bu şarkıya hazırlık olarak 12 tane dandik şarkıyı öne koymaya?

the maccabees – toothpaste kisses.mp3 

* Kuşçu: Andrew Bird

the maccabess.co.uk
polydor records.co.uk
bu yazının üzerine ne iyi gider? tabii ki noonday underground'dan london gider. her zaman gider. her türlü gider.
noonday underground – london.mp3 
 
hoop güneri

 

You can Bir şeyler söyle, or trackback from your own site. RSS 2.0

Leave a comment