Ne olacak bilemedim
Adsl’nin yaygınlaÅŸmasıyla birlikte sanırım yurdum insanının birçoÄŸunun uyku saatleri de dramatik deÄŸiÅŸimler göstermeye baÅŸladı. Eskiden, eskiden dediÄŸim de ÅŸundan 4-5 sene öncesine kadar, kabaca 15-25 yaÅŸ civarındaki topluluÄŸun sanırım çok küçük bir kısmı düzenli olarak gece 03:00 civarı ayakta olurdu. Bunların da çoÄŸu ikinci öğretim okuyan öğrencilerdi haliyle. Åžimdiye baktığımda ise, biliyorum ki tonlarca insan farklı farklı sebeplerden ötürü sapıtmış bir uyku düzenine sahip durumda. Günümüzde ise gece 01:00-02:00 gibi birisiyle nette karşılaşıp konuÅŸmak olaÄŸan bir durum halini almış gibi geliyor bana. Neden böyledir anlamış deÄŸilim? Gece bilgisayar başında takılmak daha fazla zevk veriyor olabilir. KiÅŸi ne ise iÅŸi, onunla gece uÄŸraÅŸmak istiyor olabilir. Ailesiyle yaşıyorsa, sevgilisiyle daha rahat konuÅŸabilmek için evdekilerin yatmasını bekliyor olabilir. Gündüz çuvala girmiÅŸ, bulunamıyor da olabilir. Ama bir ÅŸekilde bu döngü belli bir toplumu saracak ÅŸekilde çoktan yola koyulmuÅŸ, yeni bir sosyal saat düzeni oluÅŸmuÅŸ durumda: Gündüz -daha doÄŸrusu öğlen- 12:00, 13:00 gibi uyanınca bir insan, günlük alışkanlıklarını yerine getirme süreci de orantılı bir ÅŸekilde kayıyor olabilir. Bu düzen kimine göre boktan kimine göre daha çekilebilir olabilir. Ama olumsuz yönünden bakmak tabii ki çok daha kolay ve mantıklı olacaktır. İnternetin yaygınlaÅŸmasının benim gözümdeki en olumsuz yanı gelecek nesiller üzerinde olacaktır. Bugün kendini bilen bir kiÅŸi, görece düzensiz bir yatma-kalkma saatleriyle yaşıyorsa o onun kontrolünde, bilincinde yapılan bir ÅŸey olarak kabul edilebilir. Yanlışsa kendi bileceÄŸi bir ÅŸeydir. Ancak ortaokul, hatta ilkokul çağındaki veletlerin geceyarılarına kadar bilgisayar başında takılması, çocuk olduÄŸundan bir haber, internetin türlü ortamlarında kendini kaybetmesi beni üzüyor. Kendimden bir örnek vermek isterim. Bir dönem keyifle oynadığım bir bilgisayar oyunu vardı. İnternet üzerinden arkadaÅŸlarla oynadığımız bir oyun. BoÅŸ zamanımda da oynardım, ertesi gün vize ya da final sınavım olsa da ders çalışmaktan kafam ambale olduÄŸundan o kafayı rahatlatmak için yatmadan önce, geceyarısı da oynardım. Kimi zaman sabaha karşı saat 03:00 veya daha geç bir saatte de oynadığımız olurdu yani. Her neyse… Oyunu oynanlar arasında, oyunu abilerinden öğrenmiÅŸ 9-10 yaÅŸlarında birkaç tane ufaklık da türedi zamanla. Gündüz oynadıklarını görüyordum, çok ters gelmiyordu. Ancak zamanla bu veletlerin geceyarıları, normal bir çocuÄŸun onuncu uykusunda olması gereken saatlerde oyunda olduÄŸunu görünce bu iÅŸte bir tuhaflık var dedim kendi kendime. Åžimdi bu çocuÄŸun normal bir geliÅŸime sahip olması mümkün müydü? Öğlene kadar yatakta uyuyorsun, kahvaltı ediyorsun, bilgisayar başında oyunu açıyorsun. AkÅŸam yemeÄŸine kadar oradasın. Yemekten sonra tekrar oturuyorsun… Geceyarılarına kadar. Ve sen nefes aldığın ortamın bile geliÅŸimininde büyük etkilere sahip olacağı bir yaÅŸtasın. Bu bir de sadece benim deneyimlediÄŸim bir olay. Kim bilir benim bilmediÄŸim kaç bin tane ufak çocuk vardır böyle? Åžimdi burada suçu doÄŸrudan internete mi atıyorum? Hayır. Tabii ki suç onların annesi, babası, abisi, ablası olacak vasıfsız insanlarda. Ama ben bu durumun nereye gideceÄŸini endiÅŸeyle merak ediyorum. Bugün youtube’de ya da baÅŸka yerlerde gördüğümüz küfür dolu, birbirinden alakasız yorumları yapanların yaÅŸ ortalamasının 15′i geçeceÄŸini sanmıyorum. Demek istediÄŸim ÅŸu; ÅŸimdi biz bu tip yorumları gördüğümüzde “yahu ne biçim memleketiz, iki dakika doÄŸru duramıyoruz” vb. düşüncelere kapılıyoruz ya, bu aslında sadece bir sürecin baÅŸlangıcı da olabilir. Bu tip dengesiz bir kafa yapısıyla yetiÅŸen nesil arkamızdan geliyor. İleride insanların birbirine nasıl bir saygı sergileyeceÄŸini kestiremiyorum açıkçası. Karakteri, zihinsel geliÅŸimi hiçbir ÅŸekilde oturmamış bir insan sürüsüyle karşılaÅŸabiliriz (evet, bugün bile lise, hadi bilemedin daha yeni üniversiteye girmiÅŸ gençlere bakınca insan bir garip oluyor, ‘bu mudur yani?’ diyor). Nereye gideceÄŸiz, hiç bilemiyorum. İleride çocuk sahibi olsam, çocuÄŸumu nasıl kontrol edicem bilemiyorum. Kontrol kelimesi de kendi içinde bir korku veriyor zaten.




bxb demiÅŸ ki:
üremeyelim artık yeter, arada bir üresinler ama abartmadan, gerekiyorsa. sıkmadı mı milyon yıldır yaşıyoruz noluyur.
May 6th, 2008 at 12:41 am
nevzat demiÅŸ ki:
böyle düşündükçe uzaylıların bundan 1000 sene sonraki insanoÄŸlu olma ihtimali daha mantıklı gelmeye baÅŸladı. düşünsene büyük gözler(bilgisayarla birlikte evrimleÅŸerek büyüyor), çıplaklık(zaten ÅŸimdiden sapıttık pek de biÅŸey giymiyoruz, geçen gün ultra düşük bel gibi bi moda kreasyonu gördüm gastede, o kreasyon kreasyonsa ben gireyim o iÅŸe en iyisi), arada ısparta’ya falan uÄŸramalar(ulan süleyman? yoksa???). her ÅŸey olur abi. magnolia.
May 6th, 2008 at 1:05 am
Gökhan demiş ki:
nevzat senin bu uzaylılar hakkındaki soylediklerin bana cok mantıklı geldi. fikirlerim tamamen degisti :]
May 10th, 2008 at 1:33 am
fatih demiÅŸ ki:
böyle devam ederse insanlık duygularından arınacak, ya da buna varmadan önce biri fişi tamamen çeker diye fikir geldi aklıma. self- control hesabı.
May 10th, 2008 at 2:53 am