Bozuk Plak projesinin en başında karar aldığımız ama şartlar gereği yerine pek getiremediğimiz Bozuk Radyo aşamasına sonunda bir yerden başladık. Bundan böyle, vakit buldukça, online oldukça ve DJ’lere sahip oldukça dinle.bozukplak.net adresinden veya bozukplak’ın siderbar’ında emanet duran flash player la radyomuzu dinleyebileceksiniz.
Yakın zamanda yapılacaklar arasında o miniplayer’ı düzeltmek, radyo sunucusunu bandwith sorunu olmayan bir yere taşımak ve bizimle çalmak isteyen arkadaşlar bulmak var.
Sizin playlist’inizi de görmek istiyoruz efendim..
İlk dinleyişte bu da nedir diyip sonradan kafamı çizen şarkılar arasına almam, üstüne koyarım. Nedir drenaj eden bilmiyorum, aslında çok yavaş, aslında ağlak gözüküyor, ama değil; durunamıyorum, etki ediyor.
Veee “yılın başarı ödülü” Mark Ronson ve Phantom Planet imzalı Radiohead ‘cover’ları Just parçasına gidiyor!
Neden mi?
Biiiiir: parça zaten harikulade , videosu bile zamanının ötesinde! (yaşasın 90′lar yaşasın radiohead!)
İkiiiii: Mark Ronson ki Toxic gibi bir parçayı bence dinlenebilir, üstüne kıvırtılabilir bir hale sokmuş bir DJ.. Eli Just gibi bir parçaya değince neler oluyor görüyoruz.
Üüüüç: Phantom Planet’in solisti Alex Greenwald‘in sesi ‘cuk’ oturmuş. Pek güzel olmuş.
Döört: 95 yılına ait orjinal video’yu da şarkı kadar güzel ‘cover’lanmış, yüzümüzde bir gülümseme bırakmış.
İşte bu yüzden hem şarkıyı hem de videoyu ve bu imece usulu çalışmayı yılın başarı ödülüne layık görüyorum.
Var mı itirazı olan?
Not: Video, youtube’dan embedgömmed’dir. Youtube’nuz açılmazsa izlemeyezsiniz. Nasıl mı açacaksınız? Başbakan bile giriyor, lütfen yani…
İnsanın kendini kalabalık içerisinde daha iyi farkedeceğini ve tartabileceğine inanıyorum. Etrafındaki, yakınındaki şeylerle kendini karşılaştırıp kendince doğru olan şeyleri daha net farkedebilir. Dışardan bakmanın çoğu zaman bir şeyleri anlamak için doğru yol olmadığını düşünüyorum yani. Mainstream’den de kaçmamak gerekiyor haliyle. Mainstream olmayan, benzer olgular ile iç içe geçmiş zevkler ve tavırlar bir kişinin karakteristik özellliklerinden olabilir fakat bunun keyfini sadece olmadığın şeylerden uzak kalarak, kaçarak yaşamak da mümkün değildir. Kendi farklılığını keşfetme çabasıyla, ‘çok’ olandan kaçmak, uzak kalıp onu sadece kişinin kendisini uzak tutabilmesini bir başarı kılıp o ‘çok’ olanı düşük görmek çok sağlıklı bir davranış olamaz. Bazı gerçekler vardır ve bu gerçeklerden uzak kalındığında, insan kendi içerisinde bir kurgu yaratır. Bu kurgu ile öylesine yakınlaşır ve bu kurguyu öyle bir içselleştirir ki, aslında içinden çıkılmaz bir kısır döngü yarattığının farkında olamaz artık. Sadece o kurgu ve o kurgu ile alakalı şeyler güzelmiş gibi gelir. Belki gerçekten de güzeldir fakat bunun güzelliğini sadece kendisini mutlu kılma adına kendisi yaratmıştır. Bir nevi oyundur. Bu oyun daha sonra kişinin yaşamında daha da büyük roller oynar. Benzer oyunlar ile yine kendi mastürbasyonunu yapan insanlar bir şekilde bir araya gelir, yakınlık sağlar. Ama aslında her birinin olayı sadece kendisiyledir. Yani ortak olan şey pek ortak değildir, sadece mutlu olmaya olan yönelim şekli benzerdir. Bu kimi zaman belli bir müzik türüne odaklanmak ile olur, kimi zaman belli bir yönetmenin filmlerine kapılmak ile… Kendini diğer milyonlarca şeyden uzak tuttuğunda yalnız ama sahiplenebildiği bir şeyin olmasının faydasıyla bu yalnızlığın farkında olmayan biri olur çıkar insan. İhtiyacı olanının da bu olduğunu düşünür bir süre sonra. Bu bence biraz yenilikten korkmaktır. Değişmekten korkmaktır. Daha doğrusu değişimin kendi kontrolünden bağımsız olmasından kaçarken, kendi iç dünyalarında yarattıkları ritim, aslında başlı başına yeni bir kontrolsüzlük getirir. Çünkü kendini dış dünya ile tartamayacağından, kendini kontrol etme mekanizmasını kullanamaz. Nereye sürükleneceği belli olmaz.
If I can’t pay attention
I can’t think about
all the things that lead me to doubt
how much I am in the things that I do
what’s new to me and what I already knew
but I can’t see or hear
and I need to know if I’m missing something
But I don’t need this in my life right now
is the last thing to say to me when I don’t know how
to get beyond thinking of things
that are unimportant like this
I had no worries when I had no doubts
courage was something I could live without
but that’s impossible
when there’s something missing
I don’t need to tell you
take it easy on me
when that’s something I need
When I had no worries I had no doubts
at this point that’s something I’ve forgotten about
like what’s missing
But I would happily give it away
to know why I never give anything up