nedir simdi?

Saat gecenin 1.18′… Istanbul’da hafif serin, hafif ilik bir aralik aksami. Arkadan Leonard Cohen akiyor. Yorgunluk diz sinirlarini asmis, artik bele dogru gelmis ve soguk suya girdigindeki tedirginligin gecmesi gibi bir asamaya gelmis. Biraz daha gecse, sanki artik alisacakmisim gibi geliyor ama ayni anda bunu istemiyorum da… Kafami bu dagilmislik suyuna aniden daldirsam mi diye dusunurken bir yandan da ‘acaba bogulur muyum? Beni sacimdan tutup cekip cikaracak biri olur mu?` diye de dusunuyorum. Yaptigim isin bende yarattigi yabancilasmanin nereye gidecegini kestiremezken, aslinda cok da farkli olabilirdi -halen de olabilir- seklinde kendimi avutmaya calisiyorum. 95 ya da 96 yazinda the bends’ten nice dream’i ilk dinledigim andaki heyecanimi yeniden yasamak, birisi tarafindan yasatilmak istiyorum. Guzel bir aksam yemegi hazirlayip, sarabimla ve sevgilimle dertsiz tasasiz birkac dakika gecirmeyi dusluyorum; nice dream kac dakika ise o kadar iste… Ne olacagimiz belli degil diye dusunmek bana ne katabilir bu saatte? Bir seyler yaratma isteginin paralel evreninde, on veya yirmi yil sonra donup baktigimda neleri hatirlayacagim, onlar hatirlamak isteyecegim seyler mi olacak diye dusunuyorum. Milk the basics diyorum, kendime bir hosgeldin gondererekten…
Kuzene ve asagidaki yazilarina selam ederim.
Ve tabii ki cacoya.
Ne dinleyelim?
Califone – Funeral Singers.mp3



Elmira demiş ki:
Sevgili Barış V.,
Bozukplak’ı bir süredir takip ediyorum. Genç yazarlara fırsat veriyorsanız, özgeçmişim ektedir.
İyi çalışmalar,
Elmira C.
P.S. İşlerimi oturtunca yanıma aldıracağım hepinizi.
December 2nd, 2009 at 11:19 am
Gökhan demiş ki:
Selamlar olsun, hosgeldin
December 4th, 2009 at 6:17 pm