Archive for the Haber category
April 22nd, 2008
Kategorisi
Haber
Yazar:
Gökhan
Sevgili yazarlarımız ve okurlarımız,
Yaklaşık bir haftadır bozukplak.net’in sunucusunu değiştirmek için uğraşıyorduk. Eski sunucumuz yuesey sınırlarında olduğundan ulaşım pek yavaş oluyordu ve ayrıca ancak rss’imizi engelleyen bir iki kod sayesinde size reklamsız ulaşabiliyorduk. Bu tür teknik detayların verimimizi düşürdüğünü farkedince (hahah-ha) hemen harekete geçtik ve database’imizi yedekleyip bakweb.net‘in sayesinde yeni sunucumuza taşındık. Tabi bu süreç pek kolay olmadı. Yaklaşık 3 yedekleme 5 upload sonucunda eskisine en yakın hale ulaşabildik.
Sebebini bulamadığımız ve sonrasında pek de kafa yormadığımız sorunlar Kerem’in yazarlığının daha olmadığı, bazı yorumların yapılmadığı bir tarihe attı bizi. Yakında son iki yazıyı da burada görebilirsiniz. Kaybolan yorumlar içinde kusurumuza bakmayınız efendim.
Ayrica yeni sunucumuz için bakweb.net’e ve Nilüfer’e kocaman sevgiler.
January 4th, 2008
Şubat ayı ile birlikte başlayan, büyük ihtimalle mart ve nisan aylarında da devam edecek güzel konserler serisi beni zorunlu olarak bir "konser bütçesi" yapmaya itti. Gerçekten de bu konserleri kaçırmadan geçirmek istiyorum şu ayları. Genelde benim için ayrı yeri olabilecek birçok grubun, vesairenin konserine gitmemişimdir. Bütçeden kaynaklanmamıştı tabii bunların çoğu. Konsere bir, bilemedin iki gün kala üzerime çöken isteksizlik, nice isimleri kaçırmamla sonuçlanmıştır. Şimdi bunları burada saymama gerek yok. Bununla birlikte, yapacağım konser bütçesi, beni hiç yoktan erken bilet alıp, bir kenara koyma yoluna sürükleyeceğinden, önceki bad'lik amirliğine girmemi engelleyecek en garanti yol gibi duruyor. Bilen biliyordur, ama ne konserleri var diyen için tekrarlayayım; Brighton'lı süper insan Bonobo, 1 ve 2 şubat tarihlerinde Babylon'da (çok büyük bir ihtimalle full live band olarak) karşımızda olacak. Arkasından, 8 Şubat tarihinde Londra'lı Tunng yine Babylon sahnesine çıkan gruplardan birisi olacak. Henüz Babylon'un sitesinde gözükmese de, 14 Şubat gecesi, insanlar sevgililer gününü kutlarken, İsveç'ten babam çıksa yerim insanlarının arasında sevgili Jens Lekman'ı izleyebileceğiz. Bir sonraki aya geçtiğimizde de, Caribou ağır topu bizleri bekliyor gibi duruyor.

Evet, konserler gerçekten de şahane duruyor. En azından, içinde bulunulan gecelerin keyifli geçeceğini umuyorum. Bu saydığım konserler üzerine en çok geyiğin döndüğü sanal ortam sanırım Last.fm'dir. Last.fm'deki konser geyikleri insanı birçok zaman sinirden güldürebiliyor. Her halta "efsane!", "hayatım boyunca beklediğim an! (ulan yaşın kaç demezler mi sana)", "inanmıyorum!! biri şaka olduğunu söylesin" gibi yorumlar yapan bu yavru ayılar ne zaman adam olur bilinmez ama hani eşşeklik edip insanın gözü o konser sayfalarının shoutbox'larına kaydığında her seferinde bu amelasyon insan güruhu nereye kanalize edilebilir acaba diye soruyor insan kendisine. Hani yıllar önce bir trip vardı (halen de vardır ama en efsane ve yoğun olduğu yıllar geride kaldı sanırım); plajlarda, özellikle yazlık site plajlarında dönen "Tolga (ya da Berkecan), baba naber ya? Akşam halikarnasa mı akıyoruz?" geyiklerin evrim geçirmiş halini artık sanırım bu insanlar temsil ediyor. Yahu sadece Tunng geliyor, Nouvelle Vague geliyor, o veya bu geliyor! Neresi efsane? Ha, dersen ki "Nouvelle Vague'deki kızlara hasta oluyorum, dudakları efsane, poposu efsane", o zaman anlarım seni. Ama bir noktadan sonra da bayıyorsunuz. Şu topraklara Radiohead dışında gelecek hiç bir şey efsane olmayacaktır illa bir şeyleri efsane yapacaksak.
bonobo - between the lines.mp3
October 2nd, 2007
Birkaç saat önce, Johnny uzun zamandır beklediğimiz haberi bizlere duyurdu: Radiohead'in yedinci albümü 10 ekimde (yani nerdeyse sadece 1 hafta sonra) yayınlanacak. İsmi de belli; In Rainbows. Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere Radiohead EMI ile olan anlaşmasının bitmesinin ardından bu albümün kayıt çalışmalarına label-less olarak devam etmişti. Johnny'nin Dead Air Space'teki yazısında verdiği internet sayfası linki, 2 ekim günü, yani bugün, müzik dünyasını dumur etti diyebilirim. www.inrainbows.com adresine girdiğinizde albüm ön siparişleriyle ilgili standart linkleri görüyorsunuz. Download ve Discbox olarak ayrılmış iki opsiyon var. Discbox; plak,cd vesaireden oluşan kutulu mutulu cillop bir set. Ama olay Download'da. Download pre-order'a bastığınızda sepetinize eklendi şekilinde bir pencere çıkıyor. Sonra View Basket dediğinizde şov başlıyor.
Bir adet fiyat kutucuğu görüyorsunuz. Fakat kutucuğun içinde herhangi bir fiyat yok. Fiyatı biz giriyoruz. Hem de kafamıza göre. İster sıfır(0) ister sonsuz(yan sekiz)… no really, it's up to you…10 Ekim günü geldiğinde de şarkıları bir güzel indiriyoruz, dinliyoruz. Radiohead'in kendi başına böyle bir şey yapması gerektiğini ve de yapabileceğini hep biliyor ve istiyorduk. Ancak bunu gerçekten yapıyor olmaları, onlarca, yüzlerce plak şirketi varken kendi sitelerinden hem de tamamen opsiyonel bir ücret/sıfır-ücret karşılığında bir albümü bütün dünyaya sunmaları bazı şeyleri değiştirebilir. Sonuçta Radiohead bu, 100-150 kişi kapasiteli bar konserleriyle hayatlarını sürdüren indie gruplarının kendi sitelerinden bedavaya albüm dağıtmalarını bile oldukça keyifli ve güzel bulurken, dünyanın en büyük grubunun bunu yapması umarım plak şirketlerinin bazı oturmuş şeylerin değişmesi gerektiğini anlamalarına yardımcı olur. Her neyse… Radiohead ufak bir devrim yaratmış olabilir. Yıllar geçince bunun etkisini daha iyi anlayacağız.
Albüm 10 Ekim'den itibaren dinlenebilecek demiştim. Doğum günüm de 22 Ekim'de. Bana doğum günü hediyesi almayı planlayan çok sevdiğim insanlara küçük de olsa bir yardımım dokunsun isterim. Toplaşın toplanın, pre-order'dan bir In Rainbows Discbox'ı alın bana. Bu da linki… resimli falan: tıkla!!
CD 1 & VINYL
15 STEP
BODYSNATCHERS
NUDE
WEIRD FISHES/ARPEGGI
ALL I NEED
FAUST ARP
RECKONER
HOUSE OF CARDS
JIGSAW FALLING INTO PLACE
VIDEOTAPE :: video link
CD 2
MK 1
DOWN IS THE NEW UP :: video link
GO SLOWLY
MK 2
LAST FLOWERS
UP ON THE LADDER
BANGERS AND MASH
4 MINUTE WARNING
Bu ay benim için şimdi şimdi kutsal olmaya başladı. Tanrılara sevgilerle.
Not: Sayfa düzenim Pitchfork'taki haberle aynı olmuş. Onlar beni taklit etmiş sevgili okur. Onlar…
radiohead.com
dead air space
in rainbows.com
June 27th, 2007
Kategorisi
Haber
Yazar:
Barış
Baskın Oran, bu gece saat 23.00'dan itibaren Okan Bayülgen'in NTV'deki "Bu Sizi İlgilendiriyor" programına konuk oluyor.
June 25th, 2007
My Morning Jacket benim için Heartbreakin' man ile başlamıştı yıllar önce. İlk dinlediğim an ne hissettiysem bugüne kadar da aynı şeyi hissettim. Böylesine kısa ve net bir şarkı, bu kadar mükemmel olabilirdi. Benim için hayatımın en önemli ve en güzel şarkılarından biridir. MMJ geçtiğimiz günlerde At Dawn ve Tennessee Fire albümlerinin bazı şarkılarının demo ve konser kayıtlarının olduğu bir albüm yayınladı. Demo diyip geçmedik ve dinledik. Yine inanılmaz güzellikte. Zaten At Dawn ve Tennessee Fire albümleri, grubun hayranları için birer klasiktir. Çok güçlü şarkılar bulunduran bu albümleri daha önce dinlemediyseniz mutlaka dinlemelisiniz. Beğenirseniz At Dawn & Tennessee Fire Demos isimli albüm yayınlanmış bulunmakta. Özellikle Twilight'ın canlı versiyonunu dinleyince grubun enstrumantal açıdan ne kadar güçlü olduğunu da anlamak pek zor değil. Ama favorimiz her zaman olduğu gibi Heartbreakin' man: h' man.mp3
20 times i wish you'd understand,
that you're breakin the heart of this heartbreakin man.
20 times i wish you'd use the door,
cause you're makin this heart want some more.
June 25th, 2007
Bağımsız sol adayı mı parlamentoda görmek istersiniz, yoksa sistem partilerinin aday listesinde orta sıranın altında yer alan bir adayı mı?
Ahmet İNSEL
Bağımsız adaylar seçim gündemine tüm ağırlığıyla girdi. Birçok bölgede seçmenler, sistem partilerinin kendilerine dayattıkları milletvekili adaylarına oy vermeye artık mecbur değiller. Birçok seçim çevresinde, özellikle demokrat, özgürlükçü seçmenlerin, sol sıfatını tekeline alarak, sol değerleri iğfal edenlere kerhen oy verme gibi bir gerekçeleri olmayacak. Ve, "kimse beni temsil etmiyor" diyerek, sandığa gitmemenin ya da boş oy vermenin de gerekçesi kalmayacak. Elbette tüm Türkiye'de, bütün seçim çevrelerinde değil, ancak seçim sisteminin bağımsız bir adayın seçilmesini olanaklı kıldığı yerlerdeki demokrat seçmenlerin ellerinde böyle bir tarihi fırsat var. Diğer seçim çevrelerindeki demokratlar ise bu olası tarihi başarının ortağı olacaklar. Birçok kez belirtildi ama tekrarlamakta yarar var. 12 Eylül rejimi, yüzde 10 gibi son derece ağır bir ulusal baraj yaratarak, sonuçta tek turlu bir çoğunluk sistemini empoze etti. Sistem iki veya üç partinin Meclis'te temsil edilmesini öngörüyor. Barajı geçen partilerin kendilerine verilmeyen oyları gasp edip, boş kalan milletvekillerini aralarında paylaşmalarını örgütlüyor. 2002 seçimlerinde, AKP ve CHP geçerli oy veren seçmenlerin yüzde 45'inin oylarını gasp etti. Ne iktidar partisi ne de muhalefet, dört buçuk yıl boyunca, seçim sisteminin değiştirilmesi yönünde en ufak bir girişimde bulunmadı. Bu baraj rantı koalisyonunu önümüzdeki seçimlerde büyük ihtimalle bağımsız adaylar bozacak. Baraj birçok yerden delindiği için işlevini kaybedecek.
Bunun yanında, siyasal rejimin otoriter özüyle uyumlu olan sistem partileri, yasaların ve seçim sisteminin de buna uygun olması sayesinde, milletvekillerinin seçmenler tarafından değil, parti liderleri tarafından seçilmesini artık bir kural haline dönüştürdüler. Özellikle çok sayıda milletvekili çıkarılan seçim bölgelerinde, seçmenlerin oy verdikleri partinin listesinde yer alan milletvekillerinin çoğunun adını hayatlarında ilk kez duyduklarını biliyoruz. Seçildikten sonra bile bölgesindeki seçmen tarafından çoğunun adı dahi bilinmiyor. Bunlar seçmenlerini değil, parti liderlerini temsil ediyorlar. More
May 29th, 2007
The New Year ve Pedro the Lion/David Bazan bugünkü müzik beğenimin oluştuğu yılların en başından beri benim için yeri ayrı olan isimler olmuşlardı. Bu özel yerlerini 2008 yılında çıkartacakları albümlerle pekiştireceklerini tahmin ediyorum.

Uzun zamandır
Kadane kardeşlerin
The New Year'ı hakkında oradan buradan bilgi kırıntıları bulmaya çalışıyordum. En son 2004 yılında yayınladıkları
The End is Near albümünden bu yana nerdeyse sesleri solukları çıkmıyordu. En sonunda dün gece, 2008 yılı ortalarında yeni bir albüm çıkarmayı planladıklanı öğrendim. Hatta bir kaç ay öncesinde
Touch & Go'nun 25. yıl şerefine düzenlediği festival dahilinde verdikleri konserin ful setinin kaydını da buldum. Araya
MMV adında yeni bir şarkı da sıkıştırmışlar. Kayıtlar harika olmadığından şarkı çok net anlaşılmıyor ama klasik Kadane/Bedhead havasının olduğu kesin.
MMV (live).mp3 Bakalım Matt Kadane, Bubba Kadane, Mike Donofrio, Peter Schmidt,
Chris Brokaw ve Josh McKay, kısacası The New Year, önümüzdeki dönemde nasıl bir albüm oluşturacak…

Öte yandan
Pedro the Lion 2006 yılında dağıldıklarını açıkladıktan sonra grupla özdeşleştirilebilecek olan David Bazan solo hayatına başlamıştı. O da geçenlerde Somerville'de bir konser vermiş. Setinde Radiohead'in Let Down cover'i da bulunmakta.
david bazan - let down (radiohead).mp3 2006 yılında
Fewer Moving Parts isimli çok şarkılı bir EP çıkaran Bazan,
Barsuk'tan 2008 yılında yeni bir albüm çıkarıyor. Bekliyoruz.
the new year - gasoline.mp3
pedro the lion - big trucks.mp3
pedro the lion - slow and steady wins the race.mp3
david bazan - backwoods nation.mp3
the new year.net
touch & go records
david bazan.com
barsuk records
May 23rd, 2007
Beastie Boys'un yeni albümlerinde MixMaster Mike'nin yer almadığını duymuştum. Grup yıllar sonra komple enstrumantal bir albüm yapma kararı almıştı… Bu albüme ait olup olmadıkları henüz kesin olmasa da iki yeni Beastie Boys şarkısının videoları yayınlandı. Haziran ayındaki konserden önce insanı heyecanlandıracak cinsten şarkılar…
the Rat Cage:
the rat cage.mp3
Off the Grid:
beastie boys.com
capital records.com
efes one love festival
May 2nd, 2007
"hello maiden voyagers, welcome to the slightly understylized home of the modern up-to-date yesterday's children:THE JICKS we are currently in a heated contract dispute, concerning the REINVENTION of this website. Ive been informed its time for a CHANGE, and… GOOD changes are GOOD. So you might see a new thing or two on here. DOnt worry we wont go all radiohead on your ass. itll still be about words more then wormholes and secret clicksss so bait your breath, its on the event horizon" Evet… Stephen Malkmus and the Jicks'in sitesinde gizli sayılabilecek bir yere böyle bir not düşmüşler. Akşamıma neşe kattı nedense. Sonra SM'imiz neler yapıyormuş diye baktım ve daha da mutlu oldum. Steve ve Jicks stüdyoya girmişler ve yeni albüm için kayıtlara başlamışlar. Steve albümün %63'ünün bittiğini belirtirken şu sıralar 64 ya da 65 olmuş olabilir. Stüdyo dedim ama aslında bir dağ evi desem daha doğru olur. Alt tarafa bir iki resim yerleştirelim..
Temmuz ayının ortasında düzenlenecek olan Pitchfork Müzik Festivali'nin üçüncü gününde New Pornographers, Sea and Cake ve Of Montreal gibi grupların yanında Stephen Malkmus da yer alıyor. Ama the Jicks olmadan. SM Solo desek yeridir. Orada olmak vardı…
us.mp3
baby c'mon.mp3
(do not feed the) oyster.mp3
stephen malkmus.com
radiohead.com
pitchfork music festival.com